sponsor reklam

yaşlı adamHuzuru ve mutluluğu nerede aradın o kadar yakınken sana…. bir ömür geçirdin boşu boşuna,hani derler ya, boşa kürek çektin..
Aynen öyle işte.Çalıştın çabaladın,mal-mülk edindin,sevgililerin oldu,evlendin…. yine bulamadın değilmi?
Hiç düşünmedin ben kimim, eline koluna, gözüne, kulağına, evine, malına-mülküne bakarak bunlar benim dedin… Oysa senin değildi, onlar.Ssana emaneten verilmişti. Nasıl ve neden yaratıldım, yaratılmaktaki amaç neydi, madem ki bir gün  bu hayat sona erecek, o zaman bu yaşam neden verildi bana. Ne yapmam gerekiyor…

Nasıl yaşamam gerekiyor. Kâinat neden yaratıldı.
Ne kadar çalışırsan çalış, ne kadar uğraşırsan uğraş tanımazsan kendini ve Yaratanı asla mutlu ve huzurlu olamazsın.
Hadi gel dene. Dön yaratanına, seni tanımak istiyorum bana yardım et… yol göster…. Senin rızanı kazanmak istiyorum lütfet bana .Yaklaş yaratana, otur karşısına sana verdiği akılla keşfet seni ve yaratanı.Sen istersen onunla olmayı o zaten hazırdır her an seninle olmaya….. “bana bir adım gelene ben koşarak giderim” demez mi yaradan…..Boşuna kürek çekmeyi bırak.

Onsuz asla huzuru ve mutluluğu yakalayamazsın arkadaş.

Yaşlı ve çok zengin bir adam mutluluğu aramaya çıkmış. Dünyanın her yerini gezmiş dolaşmış, bir çok evlilik yapmış, Türk, Amerikalı, Alman. O kadar zenginmiş ki her şey elinin altında… Her istediğini her an elde edebilirmiş. Ama yüzü hiç gülmezmiş, hep huzursuz, kendiyle kavgalı, yerinde duramıyor, neden.. neden.. deyip kendine soruyormuş. Neden mutlu olamıyorum neden. Hep huzursuzum ben..Kimsenin sahip olamayacağı zenginliğe sahibim… Çocuklarım var… Neden yakalayamıyorum huzuru ve mutluluğu diyerek günleri geçip gidiyormuş.

Yaşı  bayağı ilerlemiş, ben ölüp gideceğim ama hala sorularıma cevap bulamadım diye düşünürken, yalnız kalmak istiyorum diyerek, almış başını diyar, diyar dolaşmaya  mutluluğu aramaya.
Önüne gelene sormuş Mutlumunsun neden mutlusun? Hepsinin kaydını tutmuş. En sonunda
sokakta rastladığı dilenci kılığında,  zavallı bir durumda olan  adamın gülümsediğini görmüş.
Adama sormuş” be adam üstün başın perişan zavallı bir adamsın hala gülümsüyorsun, sen deli misin? Adam “yok bey amcam deli falan değilim, neden gülümse miyim ki, Allaha şükür aklım yerinde, sağlığım yerinde, üç beş kuruşta kazanıyorum evime ekmek parası götürüyorum, daha ne isteyeyim Allah’tan” demiş.

“Niye sordun bey amca” diye sorunca “hiç ” demiş sadece “hiç” Zavallı kılıklı adam “bey amca senin bir derdin mi var, çok sıkıntılı görünüyorsun? .Diye sorar. Hiç bir sıkıntım yok, onun içinde hep huzursuzum ve mutsuzum ne yapacağımı da bilmiyorum”.
Dilenci kılıklı adam “bey amca çok uzun bir yolun var ama istiyorsan sana bunları bulabileceğin bir adres var vereyim “.
“Ne kadar uzun olursa olsun giderim sen ver adresi,artık bıktım böyle yaşamaktan” der.Adam adresi verir.
Gideceği yer kasabanın çok uzağında bir ormanın içinde bir kulübede yaşayan bir Bilge imiş. Mutsuz ve huzursuz adam , yorulmuş,acıkmış, bacaklarında derman kalmamış, ama coşkuyla ve azimle o adrese doğru gider. Sonunda ulaşmış adrese.

Bilge adam kapının önünde çayını içerken yaşlı adamı görmüş, buyur etmiş, bir fincan çay da ona vermiş. İçeri davet etmiş. Adam içeriye girince bilge” siz biraz istirahat edin ben birazdan geleceğim ” der ve çıkar.

Bilge boşuna Bilge olmamış vardır bir bildiği değil mi?
Adam içerde yalnız kalınca, kalınca, tahta kulübeyi gezmeye ve incelmeye başlar. Her şey düzgün bir şekilde yerleşmiş. Kitaplar, tabelalar, duvarlardaki yazılar. Kulübenin bir köşesinde küçük bir mutfak. Duvarda asılı olan yazılara gözü ilişir.

“Huzuru arıyorsan kendini oku” düşünmüş buda ne demek diye aklı karışmış, kendini okumak ne demek ki? Tabelayı almış, evirmiş çevirmiş bu bir şifre falan mı diye düşünür. Arkasında bir yazı daha olduğunu görür. Orada da”kendini ve seni yaratanı sev” diye yazıyormuş.

Oturup,  ben bunu hiç düşünmemiştim.”Yaratan, yaratan” diye tekrarlar.Kalkıp yeniden dolaşmaya başlar. Başka bir tabela gözüne çarpmış “Allah ile olduktan sonra, ölüm de ömür de hoştur.” bir diğerine bakar”Ya olduğun gibi görün, Ya göründüğün gibi ol “

Aklı karışır ,  her şeyi, her yeri aramak bir şeyler bulmak ister ve  azim ısrarla devam ede..Kapı hatifçe aralanır ve Bilge girer kulübeye.
Adam önce sıkılır, sanki neden karıştırıyorsun diyecek diye… Ama Bilge gülümseyerek,” buyurun oturun biraz dinlendiniz inşallah”der.
“Dilerseniz bu gece misafirim olun” adam “yok yok benim acelem var sizden bir şey sormaya geldim öğrenip gideceğim”.
Bilge “buyurun sorun der “Ben çok zengin varlıklı her şeye sahip  ama bir türlü huzurlu ve mutlu olamıyan bir adamım bunu nedenini ve neyin eksik olduğunu bulamadım”
Kasabada zavallı bir adam gördüm, gülümsüyordu ve mutluydu, ona sordum oda sizin adresiniz verdi.
Beyefendi sana bir soru soracağım “sen kendini ve seni Yaratanı tanıyor musun? Ne demek istediniz anlamadım? Tabi ki tanıyorum tabi, ama yaratanı tanımıyorum*Merak da etmedim şimdiye kadar.

Bilge” sen kendini tanısaydın yaratanı da tanırdın.” ” yerin göğün, kainatın ve bizlerin sahibi Yüce yaratandır.Sen kendine bir kol ,bir bacak, bir ağız yapabilirimsin? Yapamazsın değil mi? Sen bizi yaratanı ,bize milyonlarca nimet veren,aklımızı veren Allah’ı tanımadıkça mutlu olamazsın.
Ona şükretmedikçe huzurlu olamazsın,şimdiye kadar bu kadar zenginlik,mal-mülk, evlat, eş seni mutlu edebildi mi? Sen kendin hayır diyorsun…

Eğer kabul edersen ve gerçekten de mutlu ve huzurlu olmak istiyorsan, bu gün misafirim ol, sana söz veriyorum sabaha buradan mutluluğu ve huzuru sonsuza kadar almış olarak ve gülerek çıkacaksın”.
Adam” bu kadar kolay mı ben yıllardır bulamadım da”.
“Eğer izin verirsen zaman kaybetmeden başlayalım” Bilge adam hemen misafire bir sofra hazırlar “bu masa senin masalarına benzemez, bey efendi ama idare et artık” diyerek masaya buyur eder.
Adam kaşığı eline almış tam çorbaya daldıracağında “Müsaade edersen önce bize bu nimeti verene şükredelim ” Adam şaşırır. Hiç de böyle şeyler görmemiştir. Ama adam şaşkınlı içinde bilgeyi izlemeye başlamış her halinde her hareketinde, her konuşmasında onu etkileyen, içine huzur veren bir şeyler buluyormuş ama bunu çözememiş.
Sadece şunu fark etmiş burada huzurluyum ama neden diye.

Bilge, o kadar misafirperver ve bir o kadar da saygılı davranıyormuş ki adama, adam bilgenin karşısında ezilmeye başlamış, derken adam “bakın ben biran önce konuya girelim diyorum çünkü sabırsızlanıyorum”.
Bilge” olur nasıl arzu eder seniz”diyerek başlamış konuşmaya, önce onun ne kadar değerli olduğunu, bunun farkında olup olmadığını sorar, daha sonrada insanın yaradılışını, yaradılış sebeplerini, insanın görevlerini ve Allah’ı tanıtmış adama.
Adam öyle mest olmuş ki, konuşma karşısında sanki ulu biri konuşuyor gibi kendini bırakmış konuşmanın akışına. Öyle kendinden geçmiş ki içinde fırtınalar esmeye başlar.
Neden daha önce bunu düşünemedim neden,neden, diye yanar içi.Ben bunların farkına nasıl varamadım .Allah’ım diye geçirir  içinden.İlk defa Allah dediğini fark eder.Bilge hele yaradılış ve diriliş sahnesini anlatırken, artık “ne olur durun ne olur durun” diye bağırmaya başlar.
Bilge”kusura bakmayın sizi üzecek bir şey yapmadım değimli? öyleyse özür dilerim” der. Adam”yok yok efendim ne üzmesi ,siz bana kendimi tanıttınız,meğer ne kadar gaflette imişim ben, bana daha önce Allah’tan bahseden olmadığı gibi, kendimde araştırmadım,ne yapayım ben şimdi.
Allah’ım bu kadar ömrüm boşa geçti, seni tanıyamadım, sana görevlerimi yapamadım. Ben sahip olduğum her şeyin benim olduğunu benim yaptığımı düşünürdüm.
Bu kadar zaman nasıl oldu da beni cezalandırmadın. Sen ne kadar sabırlısın Allah’ım” diyerek hıçkıra hıçkıra ağlamaya başlamış. Bilge bir bardak su getirerek ve gülümseyerek adama suyu uzatmış”Şu suyu için ve üzülmeyin evet zaman geçmiş ,ama önemli olan ölmeden önce bunu fark edebilmek, sen şimdi Allah’ım dedin ya İşte bu sözcük bile yeterli senden razı olması için”.
Adam ” ne olur size yalvarıyorum belki de ömrümün sonuna geldim. Bana ne yapmam gerektiğini anlatın, bir an önce başlamak istiyorum” diyerek soluk ve sönük bakışlara la, adeta çırpınır.
O kadar zaman geçmişti ki, hiç farkında olmamışlardı..Bilge “Tamam üzülme madem başlamak istiyorsun önce abdestle başlayalım” diyerek abdesti anlatır,abdestin önemini, insanı nasıl rahatlattığını.Adam hemen kalkar, Bilge’yi takip ederek abdest alır.
Bilge kendisini takip etmesini söyler. Bir seccadede adama serer.”Sen istediğin gibi dua et ama benim gibi hareket et, önce tövbe et, günahlarına ,sonra Peygamberimize salavat getir,sonrada ne istiyorsan dua et”

Adam öyle istekli ve hevesli ki aynı Bilge gibi hareket ederek namaz kılar. Selam verdikten sonra gözyaşları içinde seccadeye kapanır, namazın ne olduğunu, namazdan önce anlatan bilgenin eline ayağına sarılır teşekkür etmek için.”Ben hayatta pek ağlamadım ağlasam da, hiç rahatlamadım. Ama şu gözyaşları var ya, sanki içimdeki boşluğu dolduran, susuzluğumu gideren su oldu”,
diyerek tekrar, tekrar secdeye kapanarak yarabbi sana şükür, ya rabbim sana şükür, diyerek gözleri yaşarır.Bilgeye minnet borcunu ifade ettikten sonra “eğer rahatsız etmezsem sizle bir kaç gün daha kalabilir miyim? ben hiç bir şey bilmiyorum ,daha çok öğreneceğim şey var, belki de zamanım az kaldı, zamanımı en iyi şekilde değerlendirmek istiyorum” Bilge ” memnuniyetle zaten bende yalnızım bana arkadaş olursun ne kadar istersen kalabilirsin” der.
Bilge “O zaman hemen başlayalım, diyerek adama kitaplar verir, en basitinden en zoruna doğru okumasını tavsiye eder. Adam öyle bir verir  ki kitaplara kendini ,hiç kalkmadan okumayı sürdürür, ara sıra kafasını yukarı kaldırıp, gözlerini kapatarak hazmetmeye çalışır.Zaman zaman gözleri dolar gözyaşlarına hakim olamaz.
Sadece namaz zamanı kalkıyor, namazını kılıyor, tekrara devam ediyordu.Daha ilk günden Namazı ve namaz surelerini ezberlemiştir bile,
Şimdi gelmişti sıra Kuran’ı Kerime…
Sanki eline almaya korkar gibi davranıyor, kendisini onu hak etmediğini düşünüyordu. Bilge geriden onu göz ucuyla takip ediyor, bir taraftan da”Allah’ım senin kudretine, merhametine, bağışlamana sığınıyorum bu adama yardım et” diyerek dua eder.”Sen sana yaklaşana sonsuz lütfedersin zaten” diyerek adama yaklaşır.
“Sana bir şey diyeceğim dostum korkma Allah’tan, sadece onu sev ve rızasını kazanmaya çalış. Sen onu seversen, O seni senden daha çok sever. Hadi aç oku onun kitabını” Adam Öyle bir hürmet ve sevgiyle besmele çekti ki ,Bilge bile şaşırdı bu işe. Başladı okumaya”Oku diyordu oku” gözyaşları içinde okurken sanki yaşıyordu Kuran-ı.Nihayet akşam namazı vakti gelmişti.
Bilge hafifçe dokundu adama “hadi yeterli artık namazımızı kılalım biraz da sohbet edelim” dedi. Adam öperek saygıyla bıraktı, Allah’ın kelamını.Bilge’nin eline ayağına sarılarak” sana nasıl teşekkür edeyim ben bana mutluluğu,huzuru öğrettin,meğer ne kadar kolaymış ben bilemedim” diyerek  gözyaşlarına hakim olamaz.
Bilge “bakın beyefendi bana teşekkür etmenize gerek yok, asıl Allah’a şükret ,O nasip etmeseydi beni bulamazdınız,O nasip etmeseydi onu tanıyamazdınız ,her şeyin en iyisini bilen ve bizi bizden iyi tanıyan yaratana teşekkür et sen, bundan sonraki adımların artık sana kalmış”
Namazı kılarlar, bilgenin pişirdiği çorbayı içerler. Adam “bu güne kadar yediğim en lezzetli yemekti şimdiye kadar kuş sütü eksik olmayan sofraların hiç lezzeti yoktu” der. Biraz sohbetten sonra yatsı namazını da kıldıktan sonra yatarlar.Adam uyumak istemez hiç, çünkü vakti yoktur zamanını boşa geçirmek istemez.
Tekrar kuran-ı kerimi alır eline sabaha kadar okur, okur.Yorulmuştur oturduğu yerde uykuya geçer bir rüya aleminde” sen o zavallı adama git onu memnun et…” diye bir ses duyar ve sıçrayarak uyanır.Kulaklarında yankılanır adeta ses”sen o zavallı adama git onu memnun et” nasılda aklıma gelmedi tabi der. O zavallı adam verdi bu adresi bana, hemen giyinir apar topar çıkarken Bilge
“hayırlı sabahlar arkadaş işin bitti, yolculuk sırası geldi mi yoksa? ” diye sorar. Adam gördüğü rüyayı anlatır. Bilge gülümser “tamam arkadaşım işte senin mutluluğunun ve huzurunun anahtarı senin eline verildi, ister açar devam edersin ister kapatırsın bundan sonra Allah yar ve yardımcın olsun “der. Adam teşekkür ederek ve tekrar geleceğini ifade eder ,ayrılır oradan.
Kasabaya giden adam zavallı adamı gördüğü yere gider. Ama onu bulamaz.Bekler orada, gelen geçene hep sarar adamı, ne kimse tanıdığını söyler,ne de gördüğünü.
Sabaha kadar bekler onu.Üşümüş ve acıkmıştır,ama yüzünde bir gülümseme ve tebessüm vardır.İşte o zaman anlar zavallı adamın gülümseme nedenini. O zaman, yeniden şükreder yaratana.
Artık içi içine sığmıyordur adamam mutludur, huzurludur. Bunları paylaşmak, dağıtmak ve herkese yaymak ister. Diyar diyar dolaşıp, mutluluğu arayan, huzuru arayan herkese elindeki anahtarı çoğaltıp dağıtmak ister.

Sahip olduğu malı-mülkü paylaşır fakirlerle, ihtiyacı olanlarla. Çünkü o anlamıştır artık, O mal-mülk yaradan tarafından kendisine verilmiştir ona.Onun içinde paylaşması gerekir.Yeniden çalışmaya başlamış ama bu sefer artık Allah yolunda ve onun rızasını kazanmak için.
Her sabah evden çıkarken “Allah’ım sen zaten rızkı verirsin senin rızkın bol ve sonsuz,ben rızık aramak için çıkmadım yola, senin rızanı kazanmak için çıktım, bana yarım et” der.Böyle devam ettikçe rızkı da yeniden çoğalmış, ama rızkının kendisine yetecek kadarını ayırıp, diğerini dağıtmış.

Çok uğraşmış evlatlarına mutluluk ve huzurun elindeki anahtarda olduğunu anlatmaya, onları çok sevdiğini ve kendisinin yaşadığı sıkıntıları yaşamamaları için elinden geleni yapmış.Sonunda ölüm anı gelmiş ,öleceğini anlayınca çocuklarını ve son eşini çağırmış yanına.

O hep dua edermiş Allah’a “Allah’ım evlatlarımı imansız bırakma onların kalplerini aç sana benim gibi olmasınlar” diye. Sanki onları ölüm sahnesini yaşatırsa o sahnenin onları etkileyeceğine inanmış.
Hastane odasında evlatları başında ağlarlarken, onları susturmuş. Onlara ölümü ve ölümün güzelliğini, sevdiğine kavuşacağını anlatmış. Etkilediklerini görünce gülümsemiş onlara,”şimdi beni kaldırın bir abdest alayım misafirlerim gelecek onları karşılamak istiyorum demiş” kaldırmışlar evlatları .Öyle bir canlıklı gelmiş ki sanki 18 yaşında delikanlı gibi abdestini almış,camı açmalarını söylemiş onlara.
Cam açılmış “ezan okunuyor bakın birazdan gelecekler hemen hazırlanmalıyım” der.Ama ezan sesi falan duymamış çocuklar.Tertemiz elbiselerini giymiş,yatağına oturmuş ellerini kaldırarak “Allahü ekber” demiş.Oturduğu yerde namaz kılmış. Yatağının yanında asılı olan Kuran-ı kerimi almış “Evlatlarım size en büyük mirasım budur,eğer beni birazcık seviyorsanız ister inanın ister inanmayın hepiniz bunu okuyun ama dikkate, okuyun anlaya ,anlaya.
“Sizden başka da bir şey istemiyorum, sizleri Allah’a emanet ediyorum” diyerek kollarını açmış ve gülümser. “Hoş geldiniz efendim, Hoş geldiniz, canım feda size” dedikten sonra son nefesini verir. Çocukların dikkatin çeken ise açık camdan içeri giren beyaz bir güvercin ama öyle güzel ve ihtişamlı bir güvercin ki, doğru uçmuş babanın kafasının üzerine, uçmuş ve babaları son nefesini verince de , gitmiş.
Çocuklar dehşet içinde bu sahneyi seyredince bunda bir hikmet var herhalde demişler ama hepsinin içinde de bir an önce babalarını vasiyetini yerine getirmek için isterler.Hep si de Kuran-ı Kerime bakmışlar….
Babalarına defnettikten sonra ilk yaptıkları şey, tüm kardeşler birlikte oturup, Kuran-ı kerimi okumak olmuşyur.İşte  o zaman anlamışlar ki, evet babaları onlara en büyük mirası bırakmış….

Yıllarca huzuru ve mutluluğu arayan bu adam gibi yıllarınızı, ömrünüzü boşuna geçirmek istemiyorsanız, hemen yanınız da olan ve hiç ücret istenmeyen, üstelik de, hiç zahmet istemeyen bu yolu denemek için geç kalmayın diyorum.
Gerçek Huzuru ve mutluluğu yakalamak isteyenlerin, Allah yar ve yardımcısı olacaktır.

Yazan: Zeynep Selvi

sponsor reklam
Benzer konular
Yorumlar
sponsor reklam
Dualar

Dilek Duası, Hacet Duası, Sınav Duası gibi dualara da yer veriliyor

Esmaül Hüsna

Esmaül Hüsna mücizeleri ve ne zaman ne kadar Esmaül Hüsna okuyacağınıza dair bilgilere yer veriliyor

Hadis-i Şerifler

Peygamber efendimiz (sav) sözlü ifadelerine yer veriliyor

Şifalı bitkiler

Hastalıklara alternatif çözümler getiren mucizevi şifalı bitkilere yer veriliyor

Hastalık

Hastalığınıza tıbbi çözümler ile yaklaşan bilimsel bilgilere yer veriliyor

İslami bilgiler

İslam dininde neyin nasıl olduğunu ve neyi nasıl yapacağınıza dair bilgilere yer veriliyor

Kimin gerçekleşmesin istediği bir Muradı Varsa(2 rekat namazdan sonra bu süreyi okusun)

Her kimin gerçekleşmesini istediği bir muradı varsa güzelce bir abdest alsın.Haceti için niyet ederek 2 rekat namaz kılsın her rekatta fatih...

Dedikodu ve haset edenlerden korunmak için Esma

Ya Celil:Şanı büyük kullarına karşı ikramı sonsuz olan.Hiç bir kayıt ve kıyas kabul etmeksizin yücelik saihib,kadr-ü kıymeti ve mertebesi en...

Hakkında dedikodu yapılmasını istemeyen bu esmayı okusun

Hakkında dedikodu yapılmasını istemeyen,insanların dedikodularından muhafaza olmak isteyen kimseler her gün Rabbimizin “Yâ Kabid celle...

SALAVAT-I TEVESSÜL(Gam-keder-bela isabet edenler için-zenginlik celbedici salavat)

Salavat-ı Tevessül: Faziletleri:Kendilerine gam,keder ve bela isabet eden kimseler bu salavat-ı şerifeyi okumaya devam ederlerse gam keder v...

Müşkül bir durum ve sıkıntıdan kurtulmak için Gece “Mülk Süresi)

Müşkül bir durumda kaldığınızda,her hangi bir sıkıntılı durumda kaldığınızda gece sabaha  karşı  2 rekat Namaz kılıp ardından(21) defa  Mülk...

İstediğiniz kimsenin sevgisini kazanmak için etkili Âyet-i Kerim

Kendinizi sevmesini istediğiniz kimseler için eşiniz,sözlünüz,nişanlınız yada eğer sizin için helal bir kimse ise okuyabilir sevgisini kazan...

Karı-koca arasındaki soğukluk için okunacak Dua

Karı ve koca arasında her hangi bir soğukluk olursa aşağıdaki dua her gün okunabildiği kadar  okunur.Özellikle 5 vakit namazlardan sonra oku...

Her hangi birini ikna etmek-Sözünü geçirmek-İstediğini yaptırmak için Ayet-i Kerimler

Her hangi birini istediğin bir  konuda ikna etmek,ona sözünü geçirmek,istediğin şeyi yaptırmak için. Mutlaka  helal bir istek olmalıdır.Bu k...

Hayatınızda tüm sorun ve sıkıntılardan selamete çıkaracak “Günlük zikirler”

Günlük hayatınızı daha mutlu daha huzurlu,daha sağlıklı,daha sıkıntısız  geçirmek istiyorsunuz,ama  yapamıyorsunuz? Daralıyorum artık bittim...

Acilen rızık elde etmek için okunacak Dua

Rızık darlığı ve rızık sıkıntısı çektiğinizde,rızka daraldığınızda,rızık kapılarının kapandığını düşündüğünüzde bu duayı her gün her namazda...

Dua1
Bu duayı (41) defa okuyanın haceti kabul olur

“Ahmet Ziyâeddin Gümüşhânevi hazretleri buyuruyor ki: “Muyiddin-i  Arabî hazretlerine ait aşağıdaki duayı(41) defa okuyup haceti...

esmaül Hüsna
İsminizin ebced değeri ..İsminize bakan esma nasıl bulunur?

Esmaül Hüsna’dan her biri başka bir isme bakar.Dolayısıyla siz de kendisiminize bakan esmayı tesbit edip her gün çıkan miktarı  okuyun...

dua budur
Çok kıymetli bir dua her türlü istek için”Çok tesirli bir duadır”

Aşağıdaki Ayet-i  kerimenin  faydaları Hastalıkların tedavisinde. Dert ve sıkıntılardan kurtulmak. Hapisten kurtulmakta.  Borç ödemekte çok ...

fetih1
Her hangi Bir Dilek İçin Fetih Suresini Okumak( 7 günde 41 defa okuma usulü)

        Sıkıntılarınızdan kurtulmak,her hangi bir dileğinize kavuşmak için Fetih suresi çok makbul olan ve denenmiş bir ...

dar
Bekarlar için “evlilik duası”

Hayırlı bir evlilik yapmak isteyen bekar kardeşlerim cuma ezanı vakti (1062) kere “Ya Bais Celle Celalühü” ismi şerifini okuyup,...

dar
Sınavlarda Başarılı Olmak İçin Dualar(Nihat Hatipoğlu)

   DUA : “Bismillahirrahmanirrahim.Ya Hayyu,Ya Kayyum,Birahmetike estegisu” “Allahım! Hayy ve Kayyum isminle ve rahme...

dar
Çok kuvvetli ve makbul olan hacet duası

  Akşam namazını kıldıktan sonra (40) defa okunan aşağıdaki dua kabule şayan bir duadır.Çabuk kabul olması için,3 gün yada 7 gün arka a...

İnşirah Suresi ve faziletleri(içi daralanlar,selamete çıkmak isteyenler,dileği olanlar)

İnşirah Suresi: Bismillahirrahmanirrahim. “Elem neşrahleke sadrak.Ve veda’na anke vizrak ellezi engada zahrak.Ve refa’na l...

halim
“EL-HALİM” zikri ve faydaları(ümidini yitirenler)

EL-HALİM: Yarattıklarına son derece yumuşak muamele eden,Affı,bağışlaması ve musamahası sınırsız ve kullarına daima hoşgörülü davranan. Affı...

Kırk yıllık Büyüyü Bozan Dua Tertibi

Üzerinde büyü olduğunu bilen yada anlayan kimse bir sabah vaktinde kalkar bir akarsudan banyo yapacak  ve içecek kadar su alır.Sonra aşağıda...