EL-EVVEL esması ve zikrinin faydaları

EL-EVVEL;Bütün eşyadan önce var olan demektir.

Ebced değeri ve zikir saati:EL-EVVEL isminin zikri (37) adettir.Zikir saati Güneş, güPazar’dır.Büyük ebcede göre hesaplanıp (37×37=1359) olarak okunması da tavsiye edilmektedir.

Özellikleri ve bazı faydaları:

  • EL-EVVEL ismini her gün veya her namazdan sonra (37) kere zikreden kimse,Cenab-ı Hak tarafından bütün istek ve ihtiyaçlarına kavuşturur.Duası kabul olur.
  • Esaslarına uygun olarak zikreden kimsenin giriştiği her iş başarıya ulaşır.Hiç bir teşebbüsünden zarara uğramaz.maddi ve manevi bir çok faydalar sağlar.
  • Bu ismi sürekli okuyan bir öğrenci,daima sınıfın birincisi olur.Memur okusa mesleğinin en üstlerinde olur.
  • Misafir olan kimse cuma günleri okumaya devam etse,sağ salim eş ve dostlarına,akraba ve ailesine ka vuşur.
  • Evladı olmayan kimse dört cuma üst üste “YA EVVEL” diye samimiyetle zikretse,Allah yanında duası kabul olur ve eğer tıbbi bir engel yoksa,Allah’ın izniyle ve kudretiyle çocuk sahibi olur.
Arama etiketleri : el evvel,hacet dualari ve duanin kabulü,cuma esmaları,ya evvel zikri,ya evvel esması,cuma esması,bütün büyüleri bozan dua,ya evvel anlamı

9 “EL-EVVEL esması ve zikrinin faydaları

  1. ben esmaların saatlerını anlayamadım neolur yardımcı olun..ornegın pazar gunu utarıt saatı ıkı kez var ve ornegın 1 dıyor.bu 1 denen saat 13.00 mü yoksa 01.00 mı

    • Daha anlaşılır şekilde aşağıda verdim.Bakabilirsiniz.Fakat saatlere itibar etmeden kendi ihtiyacınızı gideren esmayı seçin istediğiniz saatte okuyabilirsiniz.özellikle sabah ve gece yarısından sonra o esmayı okuyup dua edebilirsiniz.
      Görüldüğü gibi, Allah Teâlâ’nın isimlerinin zikredileceği vakitler bazı gezegenlerin isimleriyle anılmaktadır. İbn-i Îsâ, eserinde [5], şema hâlinde, bu vakitlerin hangi günün hangi kısmına isâbet ettiğini takdîm etmiştir. Günün bu kısımları da şunlardır:
      1. Sabah,
      2. Kuşluk,
      3, Zevâl (Güneşin tam tepe noktaya ulaştığı ân),
      4. Öğle, 5. Mâ-beyn (Öğle ile ikindei arası),
      6. İkindi,
      7. Akşam.
      İsimlerin zikredileceği vakitler, her günün bu kısımlarından farklı birine isâbet etmektedir. Onların isâbet ettiği, günün bu kısımları da şunlardır:

      ESMÂ-ÜL HÜSNÂ

      Güneş : Pazartesi( mâ-beyn ); Salı( kuşluk) ;Çarşamba( ikindi) ; Perşembe( zevâl) ; Cuma( akşam) ; Cumartesi( öğle );Pazar( sabah.)

      Müşteri : Pazartesi, zevâl ; Salı, akşam ; Çarşamba, öğle ; Perşembe, sabah ; Cuma, mâ-beyn ; Cumartesi, kuşluk ; Pazar, ikindi.

      Zühre : Pazartesi, ikindi ; Salı, zevâl ; Çarşamba, akşam ; Perşembe, öğle; Cuma, sabah ; Cumartesi, mâ-beyn ; Pazar, kuşluk.

      Mirrîh(merih) : Pazartesi, öğle ; Salı, sabah ; Çarşamba, mâ-beyn ; Perşembe, kuşluk ; Cuma, ikindi ; Cumartesi, zevâl ; Pazar, akşam.

      Kamer(Ay) : Pazartesi, sabah ; Salı, mâ-beyn ; Çarşamba, kuşluk ; Perşembe, ikindi ; Cuma, zevâl ; Cumartesi, akşam ; Pazar, öğle.

      Utârid : Pazartesi, akşam ; Salı, öğle ; Çarşamba, sabah ; Perşembe, mâ-beyn ; Cuma, kuşluk ; Cumartesi, ikindi ; Pazar, zevâl.

      Zuhal : Pazartesi, kuşluk ; Salı, ikindi ; Çarşamba, zevâl ; Perşembe, akşam ; Cuma, öğle ; Cumartesi, sabah ; Pazar, mâ-beyn.

      Şerh-i Esmâ-i Hüsnâ’da belirtilen üsûle göre bu vakitlerde okunacak isimler ve adetleri şunlardır :
      Güneş : 1. Allâh (66), 2. er-Rahmân (298), 3. er-Rahîm (386), 4. el-Melik (90), 5. es-Selâm (131), 6. el-Hâlık (731), 7. el-Bârî (204), 8. el-Bâsıt (72). 9. er-Râfi‘ (351), 10. el-Muizz (117), 11. el-Basîr (300), 12. el-Hakem (68), 13. el-Adl (104), 14. el-Gafûr (1286), 15. el-Aliyy (110), 16. el-Hafîz (998), 17. el-Mukît (550), 18. el-Celîl (73), 19. el-Bâis (573). 20. el-Muhsî (148), 21. el-Hayy (18), 22. el-Kâdir (305), 23. el- Muktedir (744), 24. el-Evvel (37), 25. el-Vâlî (47), 26. el-Afüvv (156), 27. Zü’l-Celâli ve’l-İkrâm (1100), 28. el-Ganî (1060), 29. el-Mâni‘ (161), 30. en-Nûr (256), 31. el-Hâdî (20), 32. el-Bâkî (113), 33. er-Reşîd (514), 34. es-Sabûr (298).

      Müşterî : 1. el-Kuddûs (170), 2. el-Müheymin (145), 3. el-Mütekebbir (662), 4. el-Kahhâr (306), 5. el-Alîm (150), 6. el-Kâbız (903), 7. es-Semî‘ (180), 8. el-Kebîr (231), 9. el-Müşterî (55), 10. eş-Şehîd (319), 11. el-Hamîd (62), 12. el-Mübdî (56), 13. el-Kayyûm (156), 14. es-Samed (134), 15. et-Tevvâb (409), 16. el- Muksıt (219), 17. el-Câmi‘ (114), 18. el-Bedî‘ (86).

      Zühre : 1. el-Mü’min (136), 2. el-Gaffâr (1281), 3. el-Vehhâb (14), 4. er-Rezzâk (308), 5. el-Latîf (129), 6. eş-Şekûr (526), 7. el-Hasîb (80), 8. el-Kerîm (270), 9. er-Rakîb (312), 10. el-Mecîd (57), 11. el- Vekîl (66), 12. el-Metîn (500), 13. el-Muhyî (68), 14. el-Mâcid (48), 15. el-Birr (202), 16. el-Muğnî (1100), 17. el-Vâris (707).

      Mirrîh : 1. el-Azîz (94), 2. el-Cebbâr (206), 3. el-Müzill (770), 4. el-Kavî (110), 5. el-Velî (46), 6. el- Mümît (490), 7. el-Vâhid (19), 8. el-Ehad (13), 9. el-Âhir (801), 9. el-Müntakim (630), 10. ed-Dârr (1001).

      Kamer (Ay): 1. el-Mûsavvir (336), 2. el-Habîr (812), 3. el-Vâsi‘ (137), 4. el-Hakîm (78), 5. el-Vedûd (20), 6. el-Bâtın (62).

      Utârid : 1. el-Fettâh (489), 2. el-Azîm (1020), 3. el-Muîd (124), 4. er-Raûf (286), 5. Mâlikü’l-Mülk (212).

      Zuhal : 1. el-Hâfız (1481), 2. el-Halîm (88), 3. el-Vâcid (14), 4. el-Mukaddim (184), 5. el-Muahhir (184), 6. ez-Zâhir (1106), 7. el-Müteâl (551), 8. el-Nâfi‘ (201).] [6]

  2. İnsanın Ebedi Yaşama Arzusu, El-Evvel, El-Âhir, El-Bâkî

    Aslında Allah’ın (c.c.) el-Evvel (Öncesi olmayan ilk) ve el-Âhir (Sonrası olmayan son) oluşu, biz zamanla kayıtlı insanlara göredir. Allah (c.c.) zaman kavramıyla kayıtlı olmadığına göre O her zaman vardır. O’na bir başlangıç ve son düşünülemez. Zaman da evren gibi yaratılmıştır. İnsanın belli bir zamanda doğması, büyümesi, olgunlaşması, ölmesi zaman kavramını bir doğa olgusu haline getirmiştir. Ama Allah (c.c.) doğmamıştır, değişmemiştir ve ölmeyecek diridir. O’nun katında geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman birdir.

    Zaman kavramı ezeli değildir. Evrenle birlikte yaratılmıştır. Ayrıca zaman kavramı ebedi de değildir. Kıyametin kopması ile son bulacaktır. Ahiret için daimi bir mekanla (cennet ve cehennem) ebediyet yaratılmıştır.

    İnsanın içerisinde bulunduğu madde âlemini aşıp Allah’ı (c.c.) düşünmesi ve O’na yönelmesi için çeşitli ibadetler konmuştur. Oruç, bedenin doğal ihtiyaçlarını gün boyunca kesmekle bunu gerçekleştirmeye çalışır. Oruçta yeme, içme, cinsel münasebet gibi nefsin maddi âlemle kurduğu doğal ilişki biçimi ilgili sürede askıya alınarak onun ötesinde ruhun ilahi aşkla gereksinim duyduğu Allah (c.c.) rızası boyutuna geçilmeye çalışılır. Zekat da madde âleminin simgesi olan para ile yapılan büyük bir kendini aşma çabasıdır. Hakeza namaz da müminin miracı olarak öteler ötesine, ilahi huzura yönelmedir. Hac adeta ölüme ve ölümden sonrasına yapılan bir yolculuktur. Kısacası bütün ibadetlerle bu dünyadan, madde âleminden uzaklaşarak Allah’a (c.c.) yönelmeye çalışılır. İşte el-Evvel, el-Âhir güzel isimleri de dünyadan, madde âleminden kopuşun zaman boyutunu simgelemektedir.

    El-Evvel, el-Âhir güzel isimleri ile insanın üzerine düşen görev şudur: İnsan evvelinin babanın sulbünde bir meni, annenin rahminde bir kan pıhtısı olduğunu, sonrasının da kabirde çürümüş bir kemik yığını olacağını unutmamalıdır. Bu dünyaya, madde âlemine gönlünü kaptırmamalıdır. Hem dünyayı, madde âlemini hem de geçmiş, şimdiki ve gelecek zamanı aşmalı, ahirete, ebediyete, Allah’a (c.c.) yönelmelidir.

    Allah (c.c.) yaşamamız için iç dünyamızda bir açlık içgüdüsü yaratmıştır. Bu içgüdü olmasaydı pek çok insan yemek yemeyi ihmal eder, sağlığını bozardı. Allah (c.c.) sadece iç dünyamızda el-Hayy (Allah ölmeyen diridir.) güzel ismiyle açlık içgüdüsünü yaratmamış dış dünyada da er-Rezzâk (Allah bütün varlıları besler.) güzel ismiyle bunun için yeryüzü büyüklüğünde bir sofra kurmuştur. Bitkilerin, hayvanların çoğu iştahımıza ve midemize hizmet etmektedirler. İnsanın iç dünyasında bir de ebedi yaşam arzusu vardır. İnsan fani olmayı kendisine, sevdiklerine hiç yakıştırmamaktadır. Ölüm sanki hiç başına gelmeyecek bir şeymiş gibi yaşamaktadır. Bunun nedeni insanın ebedi yaşama olan tutkusudur. Allah (c.c.) nasıl açlık içgüdüsünü tatmin için yeryüzünü bir sofra gibi hazırlamışsa, elbette insanın bu ebedi yaşama arzusunu görmezden gelmeyecek, ahireti de yaratacaktır.

    El-Bâkî (var oluşunun sonu olmamak) güzel ismi insanın faniliği nedeni ile ruhsal dünyasında meydana gelen karamsarlığa merhem olabilecek bir anlama sahiptir. Gerçi ölüm pek bilincimize gelmez. Gelse de hemen uzaklaştırmaya çalışırız veya başkalarının başına gelir ama benim başıma gelmez biçiminde bencilce bir düşünceyle yaşamımızdan soyutlarız. Ama evren, yeryüzü, maddi ve manevi bünyemiz ölümü adeta bize bir ders gibi okutmaya çalışır. Yaş ilerledikçe de bu dersler daha bir etkisini gösterir. Gece ve uyku ölümün ikizi gibi her gün yakamıza yapışır. Sonbahar ölümü doğada gözlerimizin önüne sermeye başlar. Bunlar elbette üzerinde düşünülecek konular değildir, ama insan ruhunda derin akisler bırakır. Bilinçdışı dünyamız ölüm kaygısıyla sarsılmaya, huzursuz olmaya başlar. Dünyanın güzelliklerinde faniliği görürüz ve iç dünyamız adeta buna isyan eder. İşte Allah (c.c.) böyle bir buhranlı anda el-Bâkî güzel ismiyle bizim imdadımız yetişir ve ebedi yaşam arzumuzu tatmin eder.

    Nakşibendiyye tarikatında küçük zikir topluluğunda (küçük hatme-i hacegânda) Allah’ın (c.c.) bu güzel isminin bir seferde iki kere zikredilmesi çok manidardır: “Yâ Bâkî Ente’l- Bâkî (Ey Bâkî, Sen el-Bâkî’sin). İlk Bâkî ile insanın faniliğine merhem olunmakta, ikinci Bâkî ile de ebedilik karşısında duyulan iştiyak dile getirilmektedir. Başlarındaki sözcükler de bu sözlerimizi teyit etmektedir. Şöyle ki: İnsan bir tehlike anında ünlemleri kullanır. İlkinde fanilik bir ruhsal hastalık, yani bir bunalım ve buhran doğurduğu için bir yaşamsal ihtiyaçla “Yâ (Ey)” ünleminin kullanılması uygun düşmüştür. İkincisinde bu ruhsal hastalıktan kurtulan insanın aşk, arzu, iştiyak duyduğu ebedilik özlemi için Allah’la (c.c.) içten bir ilişkiye girmek istemesi dile getirilmiştir. “Ente (Sen)” zamiri de bu sıcak ilgiye işaret etmektedir. Yani, Yâ Bâkî Ente’l- Bâkî, ruhumuzun faniliğine şifa, ebedi yaşam arzusuna şevk katan bir anlam bünyesine sahiptir.

    El-Bâkî güzel ismi ile kula düşen görev, nasıl bir tohum toprağa düştüğünde dış kabuğu çürüyüp filizlenirse insan da ölüp kabre girince ebedi bir yaşam için yeniden diriltileceği konusunda bir kuşkuya düşmemesidir. Gönül ister ki bu ebedi yaşam cennetle ve Allah’ın (c.c.) rızasıyla ödüllendirilsin.
    Muhsin İyi

  3. Zeynep abla, Yuce Mevlam senden cok cok razi olsun, boyle bir siteyi olusturdugun icin. Zeynep abla, ben anksiyete yim, major depresyon ve pkb yani vesvese rahatsizligi da var.asmaya calisitorum bunu psikologa gitmeye basladim iki seyansdir. Zeynp abla benim sorum su hayarim sorunlardan ayrilmiyor,kurtulamiyorum.gecen sene gitmedim universiteye puanim da iyiydi cok sukur ama benim hauallerimi karsilamiyordu.yine kaldim ama bu sene daha fena sorunlarim vat zeynep abla.El Halim esmadibi vird edindim kendime surekli onu cekiyprum ama bu sene yapayalbiz kaldim arkadaslarim bepsi dustu gozumden.evimizfe surek li kavga surekli kavga.altkattan o televizyonu hic kapamadilar kac ay canim yana yana calusamad ders.mojpr depresyon da olunca ne zaman masaya otursam fenaluk geliyor. Zeybep abla evde yalnizken karatilar gpriyorum lavobaya giremiyorum.ve masama oturunca midemi bulanana kadar icimi fenaliklar kapliyo cok guzel hayallerim var zeynep abla niye boyle oluyo.Mevlama dua ediorum ygsde yardim et bana ikinci sinava cok iyi haxirlanicam diyorum ama ben defalrca bozdum sozumu.cpk zeki diye herkesin imrendigi bi kzdim simdi niye boyle zeynep abla. Rabbimden alacakli gibi degil acizligimi bilerk dua ediyorum isyan da etmiyorum sukur. Senden ricam parmakla gosterilirken,herkes imrenirken simdi hafizam bile cok zayif.birseyler soyle bana ltfen.bikac teselli,bikac dua.

    • inşirah suresini oku ve 573 defa Ya bais c.c oku kardeşim birde psikoljik sorunlarlailğil dualr var sitemde onları oku başarı için inşirah suresi çok iyidir ve rahatlaman için ayrıca her sabah 489 defa ya fettah c.coku ve 37 ya evvel c.c oku.184 defa Ya mukaddim oku.her gün 100 defa “Ya Hayyü ya kayyum bi rahmetike esteğisü “oku

    • BERRİYE KARDEŞİM SİZ KONUYU BAŞKA YERDEN BAKARAK YROUM YAPTINIZ SANRIM TABİKİ ALLAHIN HER ŞEYE GÜCÜ YETER ..AMA PYEMABERİMİZ BİLE BUYURU R ÖNCE TIBBI YÖNDEN TAEDAVİ OLUN SONRADA DA DUAYA DEVAM EDİN

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>